Hekimler İçin

ASA-P kronik ve takip edilmesi gereken hava yolu hastalıklarını tedavi etmeyi amaçlayan bir merkezdir. Kronik hastalıklarda takip, alevlenme dönemlerinin kontrolü ilaç ayarlaması gibi dokunuşlara ihtiyaç vardır. Bu sayfada tek hava yolu hastalığı ve refere edilmesi düşünülen durumlar ile ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz.

Tek hava yolu hastalığı ne demek?

Üst ve alt solunum yolları morfolojik, histolojik ve fonksiyonel olarak bir bütünlük içindedir. Burun akciğerlere iletilen havayı rafine eder, nemlendirir, temizler ve ısıtır. Akciğerlerin sağlıklı olması burun ve sinüs ile doğrudan bağlantılıdır. Burun ve akciğer mukozasının aynı hastalıklara sahip olduğu, aynı nedenlerle benzer yollardan benzer dokusal reaksiyon gösterdikleri de bilinmektedir. Örneğin alerji gibi bir inflamasyon durumunda nazal ve bronşiyal mukoza reaksiyonları embriyonel gelişim ayrılıklarının izin verdiği oranda birbirine oldukça yakındır. Alerjik rinit, Astım, Sinüzit, Nazal polipozis aynı etiyolojik kökenin farklı klinik yansımalarıdır.

Risk faktörleri nelerdir?

Alerjen maruziyeti: Solunum yolu alerjenleri ile karşı karşıya gelmekte, tek hava yolu hastalığı görülme riski artmaktadır. Açık dış ortamlarda bulunan alerjenler (polen, mantar sporları) ve iç ortam alerjenleri alerjenleri (ev tozu akarları, hamamböceği, mantar sporları ve evcil hayvanlar) en önemli risk faktörlerindendir.

Genetik yatkınlık: Ailesel öykü astım için %35-95, alerjik rinit için %33-91’dir. Bu nedenle ebeveynlerdeki alerji varlığı soruşturulmalı, araştırılmalıdır. Ailesinde alerjisi olan çocuklar risk grubundadır. Astım ve alerjik nezle yatkınlığı kromozomal ve gen çalışmaları ile de kanıtlanmıştır.

Tetikleyen durumlar var mı?

Enfeksiyon atakları (viral ve bakteriyel etkenler, rinosinüzit, bronşiolit, pnömoni) astımın alevlenmesine neden olur.

Sigara, hava kirliliği hem irritasyon hem de tümöral değişimin ana fakörleridir.

Alerjenler astım ve alerjik riniti başlatan ana faktörlerdir. Bunun yanı sıra aspirin ve benzeri bazı ilaçlar, soğuk hava maruziyeti ve fiziksel egzersiz de tetikleyici faktörlerden sayılabilir.

Nöral refleksler (nazobronşiyal refleks) trigeminal sinirle başlar ve santral sinir sistemi üzerinden vagal sinire uyarı gönderir. Böylece alt solunum yolu düz kaslarında kontraksiyon gelişir. Bu nedenle soğuk ve kuru hava ile hava yolu direnci artar. Alerjik rinitin astımın alevlenmesine neden olması da aynı mekanizma üzerindendir. Nazal irritasyon bronkokonstrüksiyon ile sonlanır.

Alerjik Rinit ve Astım ilişkisi nedir?

Alerjik rinit astım için bir risk faktörü olarak tanımlanmıştır. Alerjik rinitli hastaların %19-38’inde astım, astımlı hastaların %30-80’inde alerjik rinit saptanmıştır. Sadece rinit ise astımlıların %98,9’unda non-alerjik astımlıların da %78,4’ünde görülür. Alerjik rinit bronşlardaki aşırı duyarlılık ilişkisi ise %80’lerdedir (astım ve akciğer fonksiyon kaybı olmadan) ve bu durum astım için yatkınlık oluşturmaktadır.

Rinosinüzit ve Astım ilişkisi nedir?

Astımın alevlenmesi özellikle çocuklarda sinüzit ve adenoidal doku enfeksiyonlarında sıklıkla görülür. Enflamasyon habercileri solunum yolunun farklı iki yerinde benzer patolojinin işlemesine neden olur. Astım ve sinüzitin birlikte alevlenmesi bu nedenle epifenomen olarak tanımlanmıştır. Rinosinüzit astımlıların %34-50’sinde görülürken astım kötüleştikçe sinüzit görülme olasılığı %84’dür. Bu durum nazobronşiyal, faringobronşiyal refleks, alınan havanın kötü kalitesiyle alakalıdır. Aradaki enflamatuar ulağın IL-5 olma olasılığı yüksektir.

Polipsiz sinüzitin, eozinofilik enflamasyonun astımı tetiklediği, polipli sinüzitin ve eozinofilik alevlenmenin ise astımın esas mekanizması olduğu kanıtlanmıştır. Astım kötüleştikçe kontrol edilemeyen sinüzit araştırılmalıdır.

Hangi durumlarda hastalara ASA-P önerilebilir?

  • Kronik öksürüğü olan bir hastada astım tanınız kuşkuluysa,
  • Astım nedeniyle hastanızda fiziksel aktivite zorluğu ve yaşam kalitesi düşüklüğü gelişmişse,
  • Hastanızın hava yolu kapasitesi labil ve sıklıkla alevlenme oluyorsa,
  • Reçete edilen ilaçların dozunun artmasına, kortizon eklenmesine rağmen kontrol edilemeyen astım varsa,
  • İrritasyon, alerjen maruziyetinin astımı kötüleştirdiğini düşünüyorsanız,
  • Alerjik rinitli hastanızda sinüzit, astım, otit, bronşit ve horlama yakınmaları eklendiyse,
  • Medikal tedaviye rağmen kontrol edilemeyen alerjik rinitlilerde alerjen saptanması ve immunoterapi planlanması gerekiyorsa,
  • Hastanız nazal polip ön tanısı almış ve burun tıkanıklığı medikal tedavi ile kontrol edilemiyorsa,
  • Erişkin veya çocuk hastalarda altı ayda üç, yılda dört sinüzit ve otit atağı geçiriliyorsa
  • Hastada aspirin veya bazı NSAI ilaçların kullanımı ile kötüleşen astım ve burun tıkanıklığı gözleniyorsa (Samter triadı),
  • Mesleksel irritan maruziyeti ile kontrol edilemeyen astım durumunda

ASA-P önerilen hastaların muayene, inceleme ve tedavi planı hakkında nasıl bilgi sahibi olabileceksiniz?

ASA-P’a başvuran hastaların tüm ön bilgi, muayene, tanısal işlem ve sonuçlar, tedavi ve takip önerilerini içeren bir dosyaya sahip olmasının hasta takibi açısından önemi yadsınamaz. Bu nedenle merkezimizde her hastanın dosyası hastada kalacak şekilde düzenleme yapılmıştır. Gerek merkezimize tekrar başvuruda gerek başka merkez veya aile hekimine aynı şikayetlerle gidişte bu dosyanın hastanın yanında olmasının önemi de anlatılmaktadır.

ASA-P Neden Önemli?

ASA-P ülkemizde ilk ve tek uygulamadır. Bu bütünleşik ve birbirleriyle ilişkili hastalıkların bir merkez tarafından tanı ve tedavisi çok önemli bir fayda sağlayacaktır. Ayrıca hastaların bu kronik hastalık konusunda eğitilmeleri de hasta bilincini arttıracaktır.